RSS

Amsterdam

10 gün sonra ne hatırlayıp da yazmak zor olsa gerek.. Gene de yazıya özellikle geçmiş tarih veriyorum ki tarihleri kaçırmayalım. 3-3.5 günlük minicik gezimize başlıyorum:

Öğlen vakitlerinde yola çıkmayı planlıyorduk aslında ama sevgili hocam benle buluşcağını unutunca takriben 1.5 saat beklemek zorunda kaldım, sekreteri bulup arattırmayı beceremesem daha da bekklerdim. (Bu esnada zavallı leyla da odama tıkılmış beni beklemekte tabi) Bu arada hakkaten cuma günleri bütün şehir bir yerlere gittiyor, billiyodum ama kalabalığı görmeden olayın boyutlarını kestiremiyor insan.

Neyse biletimizi alıp teyzenin aktarma yapmamızı söylediği yerin (bkz:Mechelen) trenine atladık. Tabi bir sonraki trenin saatini bilmeyince hadi gidip soralım dedik, ordaki görevli amca sağolsun akşam 9 dan önce tren olmadığını iddia etti -ki eminim saat başı brükselden kalkıyor- Bari Antwerp'e gidelim orda bineriz diye düşündük. Sonuç olarak tek aktarma ve 2.5 saat sürmesi gereken yol iki aktarma ve 3.5 saat oldu. Burdan çıkarılacak not, bir daha internetten saatleri not etmeden yola çıkmak yok.

Bu arada tren bileti 34€, ama sanmayın ki o kadar para verince krallar gibi ağırlanıyorsunuz. Gelen tren, ağzına kadar dolu, insanların koridorlarda bile üstüste olduğu bir şey.. Herkes mi haftasonunu Hollanda da geçirmek ister kardeşim?!? Yolun yarısını bu şekilde gittikten sonra sonunda vagonun içine girmeyi ve hatta oturmayı bile başardık. Kapının önünde ciğerci kedisi gibi bakanlara aldırmadan da yayıldık.

Bu arada benim bir vizem olmadığı için ülkeyi terketmemem gerektiği ve arkadaş yolda pasaport kontrolu var dediği için gergin bir yolculuk geçirdiğimi belirtmek lazım. Gel gör ki Schipholden 5dk önce biletlere anca baktılar, pasaportlara ise hiç bakan olmadı. Bir sonraki trenle geri donmek hiç hoş olmayacaktı zira.

Benim cocuhsurfing çalışmalarım sonuç vermeyince, büyük bir şans eseri leyla'nın arkadaşının arkadaşının kanala nazır evinde bir rus hatunla beraber kaldık. Tabi bizi karşılama görevi de 2. arkadaşın arkadaşına kaldı :)) [Suyunun suyu hikayesi] Akşama dair anlatacak fazla bir şey yok, eşyaları attık, bir şeyler yiyip içip eve geri dönüp yattık.

Ertesi gün bizi karşılayan elemanla şehir merkezine doğru gittik, kanallar boyunca yürüdük, manzaralı bi cafe de oturup biramızı içtik. Sonra iyice redlight civarları ve Dam Square e sokulup turumuzu tamamladıktan sonra bizi yalnız bıraktı. Meydanda Madame Tussauds var, ilk baştaki amacımız Johnny Depp'in korsan halinin fotosunu çekmekti, ama gişedeki kadın homur homur diyince parası neyse veririz diyip müzeye girmeye karar verdik. Tabi kazın ayağı gözüktüğü gibi degilmiş, girdikten sonra onla fotoğraf çektirmek de paralıymış, naapalım kısmet. Flickr da gördüğünüz tonlarca foto ne kadar şeberdiğimizi anlatmaya yeter sanırsam.... [ps: o einstein ışıkçı değil arda]

Geceyi de her türk erkeğinin hayali olan red light district te geçirdik. Aslında sokak boyunca en az 10 kere yürüdük, birtürlü düzgün çıkmayan fotolar çektik desek daha doğru. Azimle iş tutan ablaları da çekmeye çalıştım ama hepsi radar gibiler maşallah. 50m den rahatlıkla farkedip perdeyi kapıyolar, cama vurmaya başlıyolar falan. Anlamadığım nokta yoldan geçen her herifi yatağına atmaya çalışan bir insan fotoğrafının çekilmesinden niye utanır? (Dipnot: bunların bir kısmı çok güzelken, şahsi kanaatimce kalan kısmının asıl heriflere para vermesi lazım) En azından Pazarlıkla meşgul olduğundan beni farketmeyen tek ablayı belgelemeyi başardım.

Pazar gününe geçersek. Bir türk lokantasına girip deli gibi bir kahvaltı yaptık, biraz sokaklarda dolaştık. Sonra arkadaşla buluştuk, bizi Amsterdamın biraz dışında eski yerleşim yeri havası verilmiş, müzeli, yeldeğirmenli bir yere götürdü. Adını tam hatırlamasam da Zaanse tarzı bir yer. Tabi geç gidince ve bu avrupalılar 5 ten sonra çalışmayınca ne bir müzeye ne de bir değirmenin içine girebildik ama :( Amsterdama gelip caz dinlememek olmaz diye gidecek bir kafe aranırken kendimizi şans eseri konserde bulduk ve böylece turumuzun sonuna geldik.

6 yorum:

leylaq dedi ki...

denizim, kusme bak; yorum yaziyorum. derim ki senin yazilarini okumak hakkaten eglenceli ve bu yazma/yazabilme isi, hakkatenhakkaten(ozellikle iki kere yazildi, lutfen yaslanmaya delalet olarak algilanmasin..her ne kadar delalet kelimesi bunu dusunmeye yeterli gelse de..sizi kibarliga davet ediyorum :P) senden pek beklemedigim ve takdire sayan bir hareket! zira hep bunu yapamadigini soyler durur, bizi de inandirmis kendisine..walla bence devam. ve kusmeeeee.... ve iste benim oralarla ilgili yorumum:
bu 10 gun, zaman zaman benim icin yorucu olsa da (ne de olsa markete bile arabayla giden bi insan olarak bu son derece dogal:) walla nasil soyleyim, guzel bir soluk almak gibiydi. oyle yesil, oyle sulak ki..(ankara'da olmayan her sey var yani, ne diyim) saatlerce, bir kusu, bir kuguyu fotograflamaya çalismak ve bundan oylesine keyif almak..(bu arada ben de hakkaten guzel fotolar çekmisim yaaa. sana cd yapip yollayacam soz (aktarim kablomu unutmam,pek hos olmayan bir surprizdi tabii)
ve simidi artik, ankara'ya ve isimin basina dondum, fakat her daraldigimda ve yine çollestigimi/zi hissettigimde oralarda çektigim fotolardan bir ikisine bakip yeniden nefes aliyorum. bi sure avutur beni bu, sonra yine alisir giderim buralara biliyorum.
iste bole geçer gider, denizim.
ve leyla yine çekimini yapar:
denizim, denizsin, deniz
deniziz, denzsiniz, denizler...
ve bu boyle surer gider:)

Adsız dedi ki...

"Dipnot: bunların bir kısmı çok güzelken, şahsi kanaatimce kalan kısmının asıl heriflere para vermesi lazım" cok gusel ya... blogunu sans eseri gördüp yazılarını okudum cok gusel bi çalışma böle devam etmen dileğiyle.

Denis dedi ki...

tesekkurler leylacim... biraz yorucu oldu farkindayım ama valla yediklerini içtiklerini yak diye yaptım :)) flickr accountu almanı ve fotolara sonunda bakabilmeyi dört gözle bekliyorum!

Dorock'a: ben de kim bu diye merak ediyodum, demek ki tanışmıyormuşuz. teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Peki ama ya.. coffee shop ziyaretleri?

Ephemeral dedi ki...

Tutturdunuzmu Red Light'ta???

leylaq dedi ki...

bu arada flickr accountu da aldik ama bi yorum gelmedi..